SUPER TV

Etiketler
TV
FİLM
KLİP
PETER PAN
TV REHBERİ
Super TV
Magazin
Haberler


Teknoloji



"Kredi kartı mağduru olmaz."

14/3/2009
Başbakan Erdoğan Vilayet Meydanı'ndaki toplu açılış töreninin ardından Anemon Otel'de düzenlenen Eskişehir Girişimci Sanayiciler ve İşadamları Derneği (EGSİAD) tarafından düzenlenen 'Beyaz Altın Türkiye Girişimcilik Ödülleri' törenine katıldı.

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ile çok sayıda kişinin katıldığı ve Galatasaray'ın eski futbolcusu Hakan Şükür'ün de ödül aldığı törende konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de yanlış ve yapıcı olmayan bir muhalif tavrının olduğunu söyledi. Erdoğan şöyle devam etti:

"Öncelikle şunu samimiyetimle ifade etmek istiyorum, bugün Türkiye'de yanlış ve yapıcı olmayan bir muhalif tavrı var. Bu ülkede felaket tellallığı yapmanın ülke ekonomisine faydası olmaz. Kritik anda bile benim girişimcim, 'Ben ne yapabilirim? Ben nasıl ayakta tutunabilirim?' derken bunu sormuyor, 'Beni birisi nasıl ayakta tutar, nereden nasıl bir şeyi alabilirim, bu krizden bir fırsat yaratıp neyi nasıl götürürüm' diyorlar. Kusura bakmayın ben o alıştığınız başbakanlardan değilim. Çünkü bu ülkede tüyü bitmemiş yetimin hakkı var."

´500 MİLYAR DOLARLIK BORÇ YOK'

Geçmiş hükümetlerin borçlarını kendilerinin ödediğini ifade eden Başbakan Erdoğan, "Onlar borçlandı, biz ödedik. 500 milyar dolara ulaştı borç diyor, yok böyle bir borç yok. Hesap ortada. Borç faizleri yüzde 63'tü şu anda yüzde 13-14'lere indirdik. Merkez Bankası'nın açıkladığı faiz 11.5'a düşmüş. Gönlümden geçen faiz enflasyonda olduğu gibi tek haneye düşürmek. Bunu da başaracağız. Avrupa'da düşmüşse, bizde niye düşmesin. Benim felsefem bu. Literatürde bu yok' diyorlar ben yeni literatür çıkarıyorum. Yaşarak, damdan düşerek geliyorum. Maliyeti düşüreceksek kredi faizlerini düşürmemiz gerekir" dedi.

'KREDİ KARTI MAĞDURU OLMAZ'

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bazı kişilerin 'Kredi kartı mağduru' ifadesi kullandığını belirterek, kredi kartının mağdurunun olamayacağını söyledi. Erdoğan şunları kaydetti:

"Kredi kartı mağdurları ifadesi kullanılıyor, kusura bakmasınlar kredi kartının mağduru olmaz. Kredi kartı nedeniyle borçlananlara ayrı yere koyuyorum ve dürüst bakmıyorum. Fazlasını kullanma hakkın yok, fazlasını kullanırsan bedelini de ödemelisin. Şimdi diyorlar üzerine çizgi çekin, affedin. Mağdur olmayanların hakkı ne olacak. Biz burada aracıyız, biz emanetçiyiz. Siz bize bir emanet verdiniz, biz bu emaneti adil bir şekilde kullanmak durumundayız."

'KRİZ TEĞET GEÇECEK'

Başbakan Erdoğan televizyon ekranlarında, gazete sayfalarında, küresel krizi istismar etmeye dönük yaklaşımların devam ettiğini öne sürdü. 2008 Ocak ayına göre Türkiye'de sanayi üretiminde düşüşün olduğunu kaydeden Erdoğan şöyle konuştu:

"2008 Ocak ayına göre sanayi üretiminde yüzde 21 oranında azalma oldu. Bu azalmayı Türkiye'ye özgü bir durummuş gibi gösteremeye çalışıyorlar. Macaristan, Kore, İspanya, Japonya'da düşüş oldu. Aynı şekilde ihracata bakıyorsunuz yüzde bizde yüzde 26 oranında azalma var. Rusya'da yüzde 50, Şili'de yüzde 41, dünyanın en gelişmiş ülkelerinden Japonya'da yüzde 46 düşüş var. Küresel kriz bizim kriz değil. Bu 'teğet geçecek' dediğimde dalga ve gırgır geçildi. Bırakın geçsinler. Bu kriz, evet teğet geçecek, Türkiye bu krizi en az zararla atlatacak. Krizde 'bire 5 katladım' diyen girişimciler de var. Zaman gelir karla zarar ortaktır. Stoklarını buna göre yapacaksın. Böyle bir dönemi dayanışma içerisinde aşacağız. Ama felaket tellallığına çevirirseniz sıkıntıların önüne geçilmez. Bu psikolojik baskıya kimsenin vesile olmaması gerekir. Devlet olarak elimizden gelen desteği göstereceğiz."

250 bin $ kazanmak ister misiniz?

18/2/2009

İşte dünya devi yazılım şirketinden kullanıcıların önemli bir fırsat...Dünyada 15 milyondan fazla bilgisayara sızmayı başaran Downadup/Conficker virüs programını üreten hackerlerin bulunması için Microsoft harekete geçti. Şirket yazılımı hazırlayanları ihbar eden kişiye 250 bin dolar ödül verecek...

Yazılım devi Microsoft, Downadup/Conficker olarak bilinen kötü amaçlı yazılımı üretenleri ihbar eden kişiye 250 bin dolar ödül vermeyi vaat etti. Geçen yılın Ekim ayından bu yana aktif olan Conficker virüsü dünya çapında milyonlarca bilgisayara bulaşmayı başardı. Microsoft yetkilisi George Statkopulos, “Bu kötü amaçlı yazılımı üretenlerin hesap vermesi gerek” dedi.

ŞİFRELERE DİKKAT

 Statkopulos, “Müşterilerimize bu saldırıyı yapanların yargı önüne çıkarılması için elimizden gelen her şeyi yapacağız” şeklinde konuştu. Kendi kendisini kopyalayarak yayılan Conficker solucanı, Microsoft’un son güvenlik güncellemelerini yapmamış olan bilgisayarları ele geçiriyor.

Solucanın bir bilgisayarı ele geçirdikten sonraki hedefi ise internet sayfalarına giren kullanıcı adı ve şifrelerini tahmin etmek. Bilgisayar güvenliği uzmanları bu nedenle, kullanıcılara şifrelerinde rakam, noktalama işareti ve büyük harf kullanarak, tahmin edilme olasılığını azaltmalarını tavsiye etti.
 

"Benim oğlum gemi değil gemicik aldı!"

17/7/2007
Gemi değil, gemicik!

Canlı yayına çıkan Erdoğan'a oğlunun gemisi soruldu...


Verdiği yanıt; "Gemi var, gemicik var..." Başbakan Erdoğan Ntv'de gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, "Oğlunuzun burslu okuması ama ona rağmen şimdi çok volümlü bir iş yapması. Gemi alması mesela. Sizin ortalama bütçeye sahip olduğunuzu düşünürsek gemi de bayağı para" sözleri üzerine,

-"Şimdi gemi var gemicik var. Bir de bunun sıfırı var, eskisi var. Siz kalkar 15-16-17 yaşında bir gemi alır, bu gemide küçük bir, yani o gemiciklerden olursa ve bunun ödeme koşulları da gayet iyi olursa, kredi sistemi filan gayet iyi olursa, hatta kendi kendini ödeyebilecek noktada olursa niye alınmasın?

 
Kalkar 300, 400, 500 bin dolar peşinatla bir gemi alabiliyor, ondan sonra da bu gemi, taksitlerini kendisi ödeyebiliyorsa bunu yapabilirsiniz" dedi.

DİKKAT SUPERTV uyarıyor.

5/7/2007
Piyasaları çoşturan borçla şirket avı kabusa dönüşebilir.Aşırı şişen fiyatlar rüyayı kabusa çevirebilir.22 temmuz sonrasına DİKKAT ederseniz hem paradan hem de sağlığınızdan olmazsınız.

Girişim sermayesi 6 ayda 644 milyar dolarlık şirket alımı yaptı. Bu rakam İMKB'de işlem gören firmaların toplam değerinin 2.8 katı. Borsa son iki gündür rekor üstüne rekor kırıyor. Bugün de 50 bin sınırını aştı. Ancak uzmanlar uyarıyor: Piyasaları coşturan borçla şirket avı, şişen fiyatlar nedeniyle kabusa dönüşebilir.

Küresel ekonomideki büyüme, likidite bolluğu ve düşük borçlanma maliyeti sayesinde son yılların en büyük şirket satın almalarına imza atan girişim sermayesi (private equity) fonları son 2 haftada yaptıkları alımlarla rekora koşuyor. Girişim sermayesi şirketlerinin çoğunlukla borçla yaptıkları bu satın almaların ise hisse fiyatlarını aşırı şişirdiği ve ekonomide bir durgunluk yaşanması durumunda dünya çapında piyasaları allak bullak edebileceği endişesi büyüyor.

Dün de dünyanın en büyük otel zincirlerinden Hilton Hotels 26 milyar dolara daha geçen ay halka açılan girişim sermayesi fonu Blackstone'a satılacağı açıklandı. Blackstone'un Hilton'a yaptığı teklif, şirketin bugünkü piyasa değerinin yüzde 40 üzerinde. 2007'nin son çeyreğinde tamamlanması beklenen anlaşma, bir girişim sermayesi fonunun yaptığı en büyük 10 satın alma arasına da girecek. Blackstone daha önce de 2006 yılında Avrupa ve ABD'de toplam 100 binden fazla oda kapasitesi bulunan La Quinta Inns and Suites'i satın almıştı. Sadece son 2 hafta içinde yapılan 42.2 milyar dolarlık satın alma teklifinde ise bir başka girişim sermayesi devi olan ABD'li Carlyle Group'un imzası var. Şirket, pazartesi günü İngiltere'nin en büyük kablo TV şirketi Virgin'le ilgilendiği açıkladı, salı günü ise ABD'nin en büyük özel klinik işletmesi Manor Care'i borçları dahil 6.3 milyar dolara satın aldı.


Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi bölümü profesörlerinden Burak Saltuğ,  Referans'a yaptığı açıklamada girişim sermayesi şirketlerinin çalışma şeklini "Genellikle büyüme potansiyeli olan, düşük sermayeli ve halka arz edilmemiş firmalar arasında bir araştırma yapıp uygun olan firmalara önce sermaye enjeksiyonu yaparak güçlendirir ve büyümesini sağlarlar. Başarılı olan örnekleri de ya başka fonlara satar ya da halka arz yoluyla satış yaparak kâr elde ederler" sözleriyle özetledi.

Yılın ilk yarısında girişim sermayesi şirketleri tarafından gerçekleştirilen dünya çapındaki satın almaların büyüklüğü 644 milyar doları buldu. Üstelik şirket avcısı fonlar, satın almalarını sektör farkı gözetmeden yapıyor. Thomson Financial haber ajansının bildirdiğine göre en çok tercih edilen sektörler yüksek teknoloji ve perakende. Ancak havayolundan içeceğe, fast food'dan kumarhaneye kadar birçok farklı alanda faaliyet gösteren şirketler girişim sermayesinin hedefi olabiliyor. En kritik olan nokta ise bu satın almaların büyük kısmının borçla gerçekleştirilmesi.


Hisseleri yükseltip satıyorlar

Çoğu 1980'lerin başında kurulan girişim sermayesi fonlarının neredeyse hepsi, lehlerine işleyen vergi düzenlemeleri, küresel likidite bolluğu ve dünya çapındaki düşük faizler sayesinde borçla satın alma yolunu seçti. Ancak uzmanlar, bu kadar büyük ve arka arkaya yapılan şirket satın almalarının bir yerde tıkanabileceği ve ABD başta olmak üzere birçok ülkede borsaları allak bullak edebileceği uyarısı yapıyor. Son dönemde satın almalardaki yoğunlaşmayı aşırı likidite ve düşen faiz oranlarına bağlayan Saltoğlu bu şirketlere önemli maliyet ve esneklik avantajları getirildiğini belirterek "Bankacılık kesiminin karşı karşıya kaldığı sermaye yeterliliği ve diğer sıkı denetlemelerden uzak" olduğunu vurguladı. Ekonomist "Bu şirketler bizim gibi ülkelere greenfield yatırım (sıfırdan yatırım) sağlayabilirler. Ancak özellikle düzenlemeye tabi olmamaları global riskleri artırabilir" yorumunu da yaptı.


Risklere karşı 3 taktik

Küresel piyasalarda sert bir düzeltme yaşanacağı beklentisinin artması, girişim sermayesi şirketlerini de farklı taktikler izlemeye zorluyor. Son dönemde bu şirketlerin 3 benzer taktik izlemesi dikkat çekiyor. Bunlar halka açılıp yeni satın almalar için sermaye toplamak, vergi denetimi ve borçlanma maliyeti artmadan olabildiğince çok şirket almak ve artık riskli değil kendisine daha sabit ve garanti getiri sağlayacak sektörlere yönelmek. İlk kez borsada işlem gören girişim sermayesi şirketi ise geçen ay New York Borsası'na kote olarak 4.1 milyar dolar gelir sağlayan Blackstone oldu. Dün de Kohlberg Kravis Roberts (KKR) halka açılacağını duyurdu. KKR'ın hisse satışından 1.2 milyar dolarlık gelir elde etmesi bekleniyor. Apollo Management ile Carlyle'ın da yakında borsaya açılması beklenmekte. Girişim sermayesi şirketleri üzerinde denetimin artırılması için baskılar ise artmakta. İngiltere ve ABD'de hükümetler yeni düzenlemeler üzerinde çalışıyor. Dünyanın büyük merkez bankalarının faizlerini yüksek olması ve artırım döngüsünün henüz kırılmaması nedeniyle önümüzdeki dönemde borçlanma maliyetlerinin de yüksek seyretmesi bekleniyor. CNN Money internet sitesine konuşan Londra merkezli brokerlık firmasından David Buik "Kullanılacak kredi miktarı eskiden olduğu gibi sınırsız olmayacak. KKR, CVC ve Bains gibi büyük girişim sermayesi şirketleri ayakta kalabilir" derken küçük şirketlerin tarih olabileceğine dikkat çekti. 


 1. The Blackstone Group

1985'te 400 bin dolarlık sermayeyle kurulan dünyanın en büyük girişim sermayesi şirketi piyasada virajları hızlı almasıyla tanınıyor. Haziranda halka arza giden ve bu yolla 2.6 milyar dolarlık servete kavuşmayı planlayan şirketin hisselerini alanlar arasında döviz rezervi 1 trilyon doları aşan Çin de var. Blackstone, hedge fonlar, batık borçlar, varlık yönetimi ve emlak gibi alanlarda faaliyet gösteriyor. 

 2. Kohlberg Kravis Roberts & Co.

Henry Kravis ve George Roberts isimli 2 kuzen tarafından 1976'da kurulan KKR, 1990'lı yıllarla birlikte bu 2 kafadara bağımlılığını azaltma yoluna gitti. Her pazartesi toplanan yatırım komitesinin aldığı kararlar doğrultusunda KKR, 11 farklı sanayi kolunda satın alma yarışına girişti. Şirket en büyük rakibi Blackstone gibi halka arza gidip 1.25 milyar dolarlık bir gelir elde etmeyi planlıyor.  

3. The Carlyle Group

Rakipleri tarafından "sadık girişim sermayecisi" olarak tanımlanan Carlyle, 48 ayrı fonda toplamda 55 milyar dolar yönetiyor. Bir zamanlar ABD'nin baş düşmanı terörist Usame Bin Ladin ve ailesinin parasını yönettiği iddiasıyla zor günler yaşayan şirketin anlaşma tarzının muhafazakâr olduğu söyleniyor. Yönettiği şirketlerde 200 bin kişinin çalıştığı Carlyle'ın dünyanın çeşitli yerlerinde toplam 27 ofisi var.   

4. Texas Pacific Group

İlk büyük anlaşmasını Continental Airlines'la yaparak piyasada adından söz ettirmeye başlayan TPG, geçen sene de Qantas'tan 8.7 milyar dolarlık hisse satın alarak havacılık sektöründeki ısrarını sürdürdü. İspanyol havayolu şirketi Iberia'nın taliplerinden TPG geçen sene Mey İçki'nin yüzde 90 hissesini satın alarak Türkiye pazarına da el attı. 

5. Bain Capital

Danışmanlık şirketi Bain&Co.'dan ayrılarak 1984'te kurulan Bain Capital'ın yöneticileri emeklilik fonları yerine üniversitelerin yatırım fonlarını daha cazip bulduklarından kendilerini girişim sermayesi dünyasının entellektüelleri olarak adlandırıyor. 26 eşit ortağın yönetimindeki şirketin 1 milyar dolar değerinde Asya fonu bulunuyor.   

6. Providence Equity Partners

Girişim sermayesi piyasasının niş oyuncusu Providence, küçük medya ve telekomünikasyon anlaşmalarıyla büyük miktarlarda para kazandı. Şirketin 1992'de VoiceStream Wireless'a 63 milyar dolarlık yatırım yapmasının ardından bu sektör rakiplerinin de ilgisini çekmeye başladı. Zira Providence 2000 yılında buradaki hisselerini kendi yatırımının 19 katına Deutsche Telekom'a sattı. Şirket halen 21 milyar doları yönetiyor. 

7. Apollo Advisors

Borç finansmanının efendisi Leon Black tarafından kurulan şirket geçen aralıkta Realogy'yi 9 milyar dolara ardından da Harrah's Entertainment'i TPG'yle birlikte 27 milyar dolara satın alarak kısa zamanda bir taşla iki kuş vurdu. Apollo satın alma tekliflerinin yüzde 90'ından olumlu yanıt almasıyla tanınıyor.  

8. Warburg Pincus

Hindistan'ın en büyük cep telefonu operatörü Bharti Airtel'i satın alarak dikkatleri üzerine çeken Warburg Pincus, son dönemde Çin ve Hindistan'daki yatırımlara ağırlık verdi. Şirket satın almada uzmanlaşan Warburg Pincus küçük, genç, hızlı büyüyen şirketleri satın alıp uzun seneler elinde tutmasıyla tanınıyor. Warburg'un emlak fonu geçen seneyi 1.2 milyar dolarla kapatmıştı. 

9. Cerberus

1992'de eski tenisçi Steven Feinberg tarafından kurulan Ceberus getirisi olan her işe girdiğinden kendisini "girişim yatırım şirketi" olarak tanımlıyor. Son olarak 8 milyar dolarlık satın alma gerçekleştiren şirketin ANC Rental Corp. , Mervyns ve Air Canada ile anlaşmaları bulunuyor. Üst düzey şirketlere saldırmaktan çekinmeyen Cerberus bu karşılaşmalarda genellikle kazanan taraf oluyor.

10. Thomas H. Lee

Tom Lee tarafından bir kısmı miras bir kısmı kardeşinden aldığı borç olmak üzere 150 bin milyar dolarlık bir sermayeyle 1974 yılında kurulan şirket şimdilerde büyük oynuyor. Thomas Lee, 2006 yılında Bain Capital ve Carlyle Group'la Dunkin Brands'ı nakit 2.4 milyar dolara satın aldı. Şirket son dönemde tüketici ve medya gibi hizmet sektöründeki faaliyetleriyle dikkat çekiyor. 

Memura yine zam yok

4/7/2007
Memur maaşlarına enflasyon farkı yok Yılın ilk 6 ayına ilişkin tüketici fiyatendeksinin yüzde 4´ün altında kalması nedeniyle, memur maaşlarına enflasyon farkı söz konusu olmayacak.

Bugün açıklanan veriler ışığında Türkiye İstatistik Kurumunun tüketicifiyat endeksi, Ocak-Haziran döneminde yüzde 3,87 artış gösterdi. Söz konusu rakamın, 2007 yılının ilk yarısı için maaşlardagerçekleştirilen yüzde 4´lük tavan zammın altında kalması nedeniyle,enflasyon farkı ödemesi yapılmayacak.

Maliye Bakanlığı 2007 yılı bütçesini hazırlarken, devlet memuru,sözleşmeli ve memur emekli maaşlarının yılın ilk yarısında yüzde 3 ile 4arasında arttırılmasını öngörmüştü.

Bu çerçevede düşük maaşlılara yüzde 4, yüksek maaşlılara ise yüzde 3oranında zam yapılmıştı. Bütçede, yılın ilk 6 ayındaki enflasyonun yüzde 4´ü aşması halinde,aradaki farkın maaşlara, enflasyon zammı olarak yansıtılması dakararlaştırılmıştı.
AA

Konut fiyatları düşüşte

6/6/2007

Yüksek faizler, gevşeme eğilimine girdi. Bursa dışındaki dört büyükşehirde konut fiyatı yüzde 6.3 oranına kadar geriledi

Referans Gazetesi'nde Selma Şenol imzasıyla yer alan habere göre emlak piyasalarında 2 yıl önce yaşanan talep patlaması nedeniyle fırlayan konut fiyatları gevşeme eğilimine girdi. Referans Emlak Endeksi (REE) mayıs ayında Bursa dışındaki dört büyük şehirde konut fiyatlarının ortalama yüzde 1.3 ile yüzde 6.3 oranında gerilediğini ortaya koydu. Durgunluğun gerekçesi olarak da yüksek faiz ve fiyatlar, seçim belirsizliği ve mortgage yasasının orta gelir grubunun beklentilerini karşılamaması gösteriliyor. Century 21 Seta ofisi gayrimenkul danışmanı Nejat Kuduğ, kredi faizlerinin yüksekliği nedeniyle kredilere eski talep olmadığını, elinde parası olanların ise alacakları konutu bir danışman edasıyla incelediklerini söyledi. Kuduğ, "Alıcılar artık daha nazlı. Satıcılar hala direniyor ama onlar da piyasa koşullarına razı olacaklar" dedi.

Reha Medin Emlak Hizmetleri Genel Müdürü Nabi Cücük Toplu Konut İdaresi (TOKİ)'nin belli bölgelerde uygun fiyatlı konut üretmesinin aynı bölgedeki yüksek fiyatlı projeleri etkilediğini belirtti. Nabi Cücük "Orta üst gelir grubuna yönelik çok sayıda konut var ama talep yok. Bu durumda yüksek olan fiyatlar geri geliyor" dedi.

En fazla düşüş İzmir'de
Bileşim International tarafından hazırlanan REE çalışması, seçim ve mortgage gibi belirsizlikler nedeniyle durulan emlak piyasalarında konut fiyatlarının gevşeme eğilimi gösterdiğini ortaya koydu. En fazla düşüş ise yüzde 6.3 ile İzmir'de yaşandı. İzmir'de metrekare birim fiyatı bin 377 YTL'ye indi. İstanbul'da nisan ayında ortalama 2 bin 89 YTL olan metrekare birim fiyatı, mayısta yüzde 1.3 gerileyerek 2 bin 61 YTL'ye indi. Ankara'da düşüş yüzde 3,5 oranında gerçekleşti. Başkentte satılık konutların metrekare birim fiyatı bin 211 YTL'den bin 169 YTL'ye indi. Fiyatların yüzde 2,1 oranında gevşediği Antalya'da metrekare fiyatı bin 81 YTL'den bin 58 YTL'ye düştü. Büyükşehirlerde tek istisnayı oluşturan Bursa'da ise konut fiyatları yüzde 2,8 yükseldi ve metrekaresi bin 107 YTL'ye çıktı.

Century 21 Türkiye Genel Müdürü Ahmet Rauf Saatçi, son 7 aydır sektörde kendisini gösteren durgunluğun seçim tarihi belirlendikten sonra daha da arttığını açıkladı. Seçimlerden sonra piyasalarda bir hareketlenme olabileceğini öne süren Saatçi, ancak geçtiğimiz yıllardaki büyük hareketin beklenmemesi gerektiğini savundu.

Tüketici yüksek fiyata tepki gösterdi
Reha Medin Emlak Hizmetleri Genel Müdürü Nabi Cücük faizlerin yükselmesi ve yüksek fiyatlardaki arzın tüketiciye yansımasının farklı olduğunu ve tüketicinin de buna tepki gösterdiğini anlattı. Mortgage'in orta gelir grubuna yönelik beklentileri karşılamadığını ve bunun için beklenmesi gerektiğinin anlaşıldığını belirten Cücük, piyasalarda 2005 yılında gözlenen saldırının yerini beklemeye bıraktığını açıkladı.

İzmir'de faaliyet gösteren Century 21 Seta ofisi gayrimenkul danışmanı Nejat Kuduğ piyasaların yeniden hareketlenmesinin, orta gelirli ailelerin hem kirasını hem de kredi taksitlerini ödeyebilecek faizlerin geri gelmesine bağlı olduğunu söyledi. Bir ara yüzde 2'lere kadar çıkan faizlerin hanelerin ödeme kapasitelerini etkilediğini anlatan Kuduğ, piyasaların faize endekslendiğini söyledi. Kuduğ, "Mortgage çıkınca, herşey güllük gülistanlık olacak diye düşünüldü olmadı. Elinde az da olsa parası olanlar daha seçici olmaya başladı. Bu nedenle bir yıl önceki şişkin rakamlar sönüyor" dedi.

Yüksek fiyat beklentileri karşılanmadı
Colliers İnternational Danışmanlık Departmanı Sorumlusu Can Demiröz, piyasalarda satılan konutların lüks ve ona yakın konseptlerde olduğu için, insanların alım gücünün yeterli olmadığını açıkladı. Demiröz, "Aslında fiyatlarda düşüş yerine, yükselen fiyatlarda gerileme oldu demek daha doğru.

Yüksek fiyat beklentileri karşılanamayan firmalar, fiyat düşürmek zorunda kaldılar. O kalitedeki projeler için normal sayılacak fiyatlara geliyorlar" dedi.

Mayısta en fazla çıkan ve düşen ilçeler
REE'nin ilçeler bazındaki sonuçlarına göre ise, Bursa'da aylık bazda en fazla fiyat artışı yüzde 8,8 ile Nilüfer ilçesinde gözlendi. Nilüfer'de ortalama metrekare fiyatı bin 163 YTL'ye çıktı. Mudanya'da ise fiyatlar yüzde 9,8 oranında gerileyerek 901 YTL'ye indi.

İzmir Seferihisar'da ortalama yüzde 11,2 oranında artan fiyatlar 943 YTL'ye çıkarken, Çiğli ilçesi İzmir'in fiyatı en fazla gerileyen ilçesi oldu. Çiğli'de konut fiyatlarının metrekaresi yüzde 15,6'lık gerileme ile 914 YTL'ye indi.

Ankara'da metrekare birim fiyatı bin 4 YTL'ye çıkan Altındağ yüzde 14,8'lik artışı ile il genelinde en fazla yükseliş kaydeden ilçe olurken, fiyatların yüzde 9 oranında gerilediği Sincan metrekaresi 543 YTL'lik fiyatı ile en fazla gerileyen ilçe oldu.

Antalya'nın satılık konut fiyatı en fazla yükselen ilçesi yüzde 19,4'lik artışla Manavgat, en fazla düşen ilçesi ise yüzde 2,6'lik düşüşle Kepez olarak tespit edildi. Manavgat'ın ortalama metrekare birim fiyatı bin 504, Kepez'in 574 YTL olarak hesaplandı.

İstanbul ilinde ise satılık konutlarda en fazla fiyat yükselişi yüzde 13,4 ile Zeytinburnu'nda yaşandı. Zeytinburnu ilçesinin metrekare birim fiyatı bin 146 YTL'den bin 300 YTL'ye çıktı. Mayısta Silivri ve Tuzla gibi ilçeler ise nisan ayındaki spekülatif yükselişinin ardından hızla geriledi. Silivri'de metrekare fiyatı yüzde 36,3'lük düşüşle bin 252 YTL'ye, Tuzla'da yüzde 10,6'lık düşüşle bin 390 YTL'ye indi.

SATILIK KONUT FİYATLARI
Alan Nisan fiyatı* Mayıs fiyatı* Yüzde değişim
İSTANBUL 2089 2061 -1,3
Silivri 1966 1252 -36,3
Tuzla 1555 1390 -10,6
Zeytinburnu 1146 1300 13,4
Şişli 2193 2425 10,5
ANKARA 1211 1169 -3,5
Altındağ 874 1004 14,8
Sincan 603 543 -9,9
ANTALYA 1081 1058 -2,1
Manavgat 1263 1504 19,4
Merkez 812 912 12,3
Kepez 589 574 -2,6
İZMİR 1471 1377 -6,3
Çiğli 1083 914 -15,6
Seferihisar 848 943 11,2
Balçova 1370 1478 7,8
BURSA 1076 1107 2,8
Mudanya 999 901 -9,8
Nilüfer 1068 1163 8,8


(*Fiyatlar YTL bazlı olup, Bileşim International tarafından ulusal gazetelerdeki ilanlar ve emlak şirketlerinin veri tabanlarından yararlanılarak hazırlanan Mayıs 2007 tarihli ortalama birim değerleridir)

İzmir Seferihisar'da ortalama yüzde 10,1 oranında artan fiyatlar 943 YTL'ye çıkarken, Çiğli ilçesi İzmir'in fiyatı en fazla gerileyen ilçesi oldu. Çiğli'de konut fiyatlarının metrekaresi yüzde 18,5'luk gerileme ile 914 YTL'ye indi. Ankara'da metrekare birim fiyatı bin 4 YTL'ye çıkan Altındağ yüzde 12,9'luk artışı ile il genelinde en fazla yükseliş kaydeden ilçe olurken, fiyatların yüzde 11 oranında gerilediği Sincan metrekaresi 543 YTL'lik fiyatı ile en fazla gerileyen ilçe oldu.

Antalya'nın satılık konut fiyatı en fazla yükselen ilçesi yüzde 16'lik artışla Manavgat, en fazla düşen ilçesi ise yüzde 2,6'lik düşüşle Kepez olarak tespit edildi. Manavgat'ın ortalama metrekare birim fiyatı bin 504, Kepez'in 574 YTL olarak hesaplandı. İstanbul'da ise satılık konutlarda en fazla fiyat yükselişi yüzde 13,4 ile Zeytinburnu'nda yaşandı. Zeytinburnu ilçesinin metrekare birim fiyatı bin 146 YTL'den bin 300 YTL'ye çıktı. Mayısta Silivri ve Tuzla gibi ilçeler ise nisan ayındaki spekülatif yükselişinin ardından hızla geriledi. Silivri'de metrekare fiyatı yüzde 57'lik düşüşle bin 252 YTL'ye, Tuzla'da yüzde 11,8'lik düşüşle bin 390 YTL'ye indi.

TMSF, Bilgin’in borcuna 11 milyon dolar zam yaptı

6/6/2007

Dinç Bilgin ile Turgay Ciner arasındaki gizli sözleşme nedeniyle Sabah Grubu’na 1 Nisan tarihinde el koyan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), “Etibank dosyasını” yeniden açtı. TMSF, öncelikle Bilgin’e ait ve Etibank’tan kaynaklanan borç miktarını belirledi. Buna göre, daha önceden Bilgin Grubu ile yapılan borç ödeme protokollerinde 890 milyon dolar olarak belirlenen borç miktarına faiz işletildi. Bilgin’in borcu, faizle birlikte 11 milyon dolar daha artarak, 901 milyon dolar oldu. Bundan sonraki borç ödeme görüşmeleri de 901 milyon dolar üzerinden yapılacak.

244 MİLYON DOLAR ÖDENDİ

TMSF, Sabah Grubu’na el konulmasının ardından, gerek Dinç Bilgin, gerekse Turgay Ciner tarafından yapılan borç ödeme tutarlarını tekrar hesapladı. Yapılan çalışma sonucunda, Bilgin’den protokol öncesinde

40 milyon dolar, protokol sonrasında da 80 milyon dolar olmak üzere toplam 120 milyon dolarlık tahsilat yapıldığı belirlendi. Merkez Grubu’ndan ise 84 milyon dolarlık tahsilat sağlandı. TMSF, Etibank’a olan borçları nedeniyle üçüncü şahıslardan da 40 milyon dolarlık gelir elde etti. Böylece, Etibank olayı çerçevesinde son üç yıl içinde toplam 244 milyon dolarlık tahsilat yapılmış oldu.

BEKLENTİSİ 1.5 MİLYAR $

TMSF, el konulan medya grubunu, seçimlerin ardından satışa çıkarmaya hazırlanıyor. Satıştan önce şirketlerin değer tespiti yapılacak. TMSF yetkilileri, medya grubunun satışından 1.5 milyar dolarlık gelir elde etmeyi bekliyor. Satışların ardından, Bilgin ile tekrar masaya oturularak, medya grubundan elde edilen gelir, Etibank’tan kaynaklanan borçlardan düşülecek. Medya grubu yüksek değerden satılır ve borçların kapanmasının ardından para kalırsa, bu bedel, Bilgin Grubu’na iade edilecek. Bu işlemlerin ardından da Etibank dosyası kapatılacak.

« Önceki ::

Blogcu ile yapıldı