SUPER TV

Etiketler
TV
FİLM
KLİP
PETER PAN
TV REHBERİ
Super TV
Magazin
Haberler


Teknoloji



Gözünüz aydın : Seçime Sadece beş gün kaldı

17/7/2007

Erdoğan'dan Isparta'da ilginç çıkış: Ya iktidar ya da yokum!    

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, tek başına iktidar olamadıkları takdirde "siyasetten çekileceğini" söyledi.
      Erdoğan, partisince Isparta Hükümet Meydanı’nda düzenlenen mitingde halka hitap etti.
      Başbakan Erdoğan, konuşmasında, siyasi rakiplerinden CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi eleştirdi.
      Kendilerinden önce 22 bankanın fona devredildiğini belirten Erdoğan, kendisine göre, bunların en önemli sorumlularından birinin Devlet Bahçeli olduğunu savundu. Erdoğan, şöyle konuştu:
      "Bunlar fona devredilirken sen ne yapıyordun? Başbakan Yardımcısı idin, hükümetin ortağı idin. Niye ses çıkarmadın, niye sustun? O zaman DSP’nin değirmenine su taşıyordun, sucu... Şimdi DSP ile CHP birleşti, millet izin verirse o değirmene su taşıyacak.
    
    23 temmuz sabahı vatandaş ohh diyebilecek mi? Pırıl pırıl yepyeni bir dönem başlayacak mı?

    Buradan, şöyle diyorum, diyorum ki; tek başına biz iktidar olamazsak, ben siyasetten çekiliyorum.
      Sayın Baykal sen tek başına iktidar olamazsan, siyasetten çekilecek misin, Sayın Bahçeli, sen tek başına iktidar olamazsan siyasetten çekilecek misin?" Erdoğan, Devlet Bahçeli’nin, 3 Kasım 2002 seçimlerinden alınan sonuçların ardından siyasetten çekileceğini açıkladığını belirterek, ancak 9 ay sonra birileri, "sana dayanamıyoruz" dedikleri için siyasete döndüğünü söyledi.
      "Hadi buyurun tek başına iktidar diyorsunuz, hodri meydan. Buyurun..." diyen Erdoğan, şöyle devam etti:
      "4 gün kaldı. Halkıma sesleniyorum; CHP, MHP ve diğerlerini destekleyenlere sesleniyorum; Türkiye’nin gündemi bu, tek başına iktidar... Çünkü ben koalisyondan yana değilim. Bahçeli diyor ki; ’tek başına iktidar’, Baykal da diyor ki; ’tek başına iktidar’. Biz de zaten tek başına iktidarız ve diyoruz. Hadi diyoruz ama yapamazlar."

'Sen her şeyi devlet için yaptın.'

17/7/2007

Demokrat Parti lideri Mehmet Ağar, 'Ben Susurluk dosyasından bir liderin girişimiyle aklandım' dedi. Ağar o liderin ismini de açıkladı.

Demokrat Parti Genel Başkanı Mehmet Ağar, katıldığı bir radyo programında, Susurluk kazasıyla ilgili sorulara yanıt verdi. Susurluk dosyasında adı gündeme gelen Ağar, şunları söyledi:

"Rahmetli Bülent Ecevit'in girişimleriyle suçlamalardan aklandım. Verilmeyecek bir hesabım yok. Ecevit beni yanına çağırarak, 'Sen her şeyi devlet için yaptın. Senden kuşkum yok' dedi."

DP lideri Ağar, Polatlı’da Erdoğan'a meydan okudu...

3/7/2007


DEMOKRAT Parti (DP) Genel Başkanı Mehmet Ağar, Ankara'nın Polatlı İlçesi'nde seçim bürosunun açılışına katıldı. Seçim otobüsü üzerinden halka hitaben konuşan Ağar, “Çiftçinin, köylünün, memurun, işçinin, emeklinin partisi Demokrat Parti’dir'' dedi.

Mehmet Ağar AKP iktidarının 4,5 yıldır Türkiye’nin terör başta olmak üzere hiçbir sorununa çare olamadığını öne sürdü. Ağar, “Terörle mücadele yürek ister, tecrübe ister, cesaret ister. O cesaret, tecrübe, yürek bizde var. Demokrat Parti iktidarında çocuklarınız gönül huzuru ile askere gidecekler, güvenliği, adaleti biz tesis edeceğiz. Billboardlara afiş asarak terörle mücadele yapamazsınız'' dedi.

Başbakan Erdoğan’ı hedef alan Mehmet Ağar, “Düz ovayı bilmez, dağı bilmezsiniz terörle nasıl mücadele edeceksiniz'' diye sordu. Ağar başörtüsü gerekçesiyle yapılan siyasi kutuplaşmanın Türkiye’ye büyük zarar verdiğini söyledi. Ağar, “biz başörtülünün de başörtüsüzünün de partisiyiz, demokrasinin merkeziyiz. Kutuplaşmayı değil, kucaklaşmayı ilke edinmiş durumdayız'' dedi.

Mehmet Ağar’ın Polatlı’da konuşması için seçim otobüsünden inerken yanında eşi Emel Ağar da vardı. Otobüsün kapısı açıldığında Mehmet Ağar önce eşi Emel Hanım’ın inmesi için yol gösterdi. Eşiyle birlikte seçim otobüsünün üzerine çıkan Mehmet Ağar, halktan büyük ilgi gördü.

Milliyet

Şener : 'İmzayı atmak istemedim'

6/6/2007
Şener:İnsanlığa ulaşmanın yolu, bazen terk etmekten geçer


Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, genel seçimlerde milletvekili adayı olmamasıyla ilgili, herhangi bir siyasi partiye karşıt bir duruşu ifade etmek için aday olmama kararı almış olmadığını kaydetti.

Şener, Sermaye Piyasası Kurulu AB Eşleştirme Projesi Konferansı sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlarken, 'Bundan sonra sizi nerede göreceğiz? Saadet Partisi'nin başına geleceğiniz konuşuldu' sorusu üzerine, söylenilen şeyi ilk defa duyduğunu belirtti.

22 Temmuz seçimlerinde milletvekili adayı olmayacağını ifade ettiğini bildiren Şener, değişik yorumlar, değerlendirmeler yapıldığını, ancak gerek yazılı gerekse görsel basında konu etrafında yapılan değerlendirmelerde yüzde 99 itibarıyla olumlu yayınlar gerçekleştirildiğini söyledi.

Şener, 'Bu olay nasıl değerlendirilmeli, işin doğrusu nedir? İşin doğrusu, daha önce yapmış olduğum açıklamalar çerçevesinde söylediklerimdir. Söylediklerimin özünde ne var? Ben ilk defa milletvekili olmuyorum. 4 dönem üst üste Meclis'te zaman zaman muhalefette, zaman zaman iktidarda bir siyaset tarzı, bir siyasi üslup geliştirmeye çalıştım' diye konuştu.

Geliştirmeye çalıştığı siyaset tarzının, toplumun her kesimini kucaklamaya yönelik olduğunu vurgulayan Şener, konuşmasını şöyle sürdürdü:

'Bu toplumda benim gibi düşünenlere de saygı duymuşumdur ve onları kucaklamışımdır. Zaman zaman şarap muhabbeti yapmışımdır. Milli tarihimizde hoşgörü zaten Bektaşi fıkraları etrafında şekillenmiştir. Ben de milli kültürümüzden seçtiğim bir kavramla topluma hoşgörü anlayışını nasıl yansıtacağımı düşünmüşümdür ve bunu şarap kavramı etrafında, geçmişteki Bektaşi fıkralarına benzer bir üslup içerisinde intikal ettirmeye çalışmışımdır.

Yeri gelmiştir 'hepimiz Aleviyiz' demişimdir. Yeri gelmiştir üniversitede farklı düşüncelerden dolayı protesto eden gençlerimize karşı 'onlar bizim çocuklarımızdır, onların kendilerini ifade etmelerinden mutlu olun' demişimdir. Yeri gelmiştir, karşıt bazı mitingler hakkında 'bu demokratik bir haktır'... '

'BU İMZAYI ATMAK İSTEDİM VE DOĞRU YAPTIM'

Abdüllatif Şener, temel siyaset tarzında, toplumun her kesimini kucaklama, her kesimin söylediklerine ve duyarlılıklarına ilgi duymanın bulunduğunu ifade ederek, tüm kurumları kucaklama ve kurumlarla iş birliği içerisinde çalışmanın da temel üslubu olduğunu söyledi.

Şener, şunları kaydetti:

'Elbette düzgün, dürüst siyaset, temel ilkelerim içerisinde olmuştur ve Cumhuriyetimizin temel ilkelerine saygı duymak, temel siyaset anlayışımın bir parçası olmuştur. En sonunda 'milletvekili adayı değilim' derken aslında yıllardır sürdürdüğüm siyaset tarzımın altına imzamı atmışımdır. Eğer 'Meclis'e girmek önemlidir, görüntülerin flulaşması, anlaşılmaz hale gelmesi de önemli değildir, önemli olan Meclis'e girmek, milletvekili olmaktır' diye düşünseydim bu yönde bir karar ortaya koymuş olsaydım, izlemiş olduğum ve kararlılıkla sürdürmeye çalıştığım siyaset tarzının altında bir imzam olmayacaktı. Bu imzayı atmak istedim ve doğru yaptım.' Bir gazetecinin 'Siyasi tarzınızın AK Parti ile ters düşen tarafları nedir?' sorusu üzerine de, 'Ben herhangi bir partiye, herhangi bir siyasi partiye, iktidar olsun, muhalefet olsun, Meclis'te bulunsun veya Meclis dışında olsun karşıt bir duruşu ifade etmek için aday olmama kararı almış değilim. Yani ben karşıtlığı anlatmaya çalışmıyorum, bir antitezi, anti duruşu ortaya koymaya çalışmıyorum. Ben bir tez ortaya koymaya çalışıyorum ve bir olumlu görüşe vurgu yapmaya çalışıyorum' diye konuştu.


'SİYASETTE VARIM'

'Siyasette varım' diyen Şener, 'Cumhurbaşkanı adayı mısınız?' sorusuna da şu karşılığı verdi:

'Benim almış olduğum karardan, göstermiş olduğum tavırdan ve yürüyüş tarzımdan pratik ve pragmatik bir takım sonuçlar elde etmeye çalıştığım gibi değerlendirmeler yaparsanız, inanın ne yaptığımı hiç anlamamış olursunuz. Ben sadece soyut ve ilkesel bir çerçeveyi, bir anlayışı göstermeye çalışıyorum. Yoksa 'arkasında şu mu gelir, bu mu gelir, sayın Şener şunu mu elde etmeye çalışıyor' gibi değerlendirmeler yapılırsa bu hiç doğru olmaz, hiç yapmaya çalıştığım şeyi anlatmaz.

Yaptığım açıklamada şu cümlenin altını çizerek söyledim; insanlığa ulaşmanın yolu, bir şeyleri ele geçirmekten geçmez veya ele geçirdiklerinizi çoğaltmaktan geçmez. İnsanlığa ulaşmanın yolu, bazen elinizde olanları terk etmekten geçer. Çizgim, stilim budur.' Abdüllatif Şener, 'Başbakan'a küskünlüğünüz var mı?' sorusu üzerine de hiçbir tavrında, bir olumsuzluk duruşu, bir olumsuzluk nitelemesi yapmaya kimsenin ihtiyacı olmadığını, hep olumlu olacak şeyleri, olması gereken şeyleri çözümlemeye ve yakalamaya çalıştığını söyledi.

Şener, 'Olumsuz kelimelerle, olumsuz tanımlamalarla değil, hep olumlu kelimelerle ve olumlu tanımlamalarla beni anlatmaya çalışırsanız ne yaptığımı daha iyi anlarsınız' dedi.

Askeri kızdıranların hepsine çizik atıldı

6/6/2007

ELKATMIŞ, Kulp’ta ortaya çıkan toplu mezarla ilgili Genelkurmay’a soru yöneltmiş ve andıç belgesi için komisyonda toplantı düzenlemişti. Cavit Torun, Şemdinli komisyonuna ifade vererek Büyükanıt’la ilgili “kontrgerilla” iddialarını gündeme getirmiş ve Büyükanıt’ı suçlayan Söz Gazetesi’nin sahibi Mehmet Ali Altındağ’ın komisyona davet edilmesini sağlamıştı. Resul Tosun da TBMM yerleşkesindeki askeri tabur ile tesislerin şehir dışına taşınmasını talep etmişti. Faruk Ünsal ise, JİTEM ve JİT ile ilgili araştırma yapılmasını istemiş ve Büyükanıt’ın Şemdinli olayıyla ilgili ifadelerinin “yargıyı etkileyecek beyan olduğu” yönünde değerlendirilmesini istemişti. Nazlı Ilıcak, Bekir Sobacı, Mehmet Sılay gibi yasaklı RP’liler ve YAŞ kararıyla ihraç edilen emekli albay Mustafa Hacımustafaoğlu, emekli kurmay binbaşı Kemal Şahin ile emekli albay Eyüp Kocabaş ve yarbay Süleyman Dönmez de listede yer almadı.


Blogcu ile yapıldı