SUPER TV

Etiketler
TV
FİLM
KLİP
PETER PAN
TV REHBERİ
Super TV
Magazin
Haberler


Teknoloji



Evli kadın'a ahlaksız teklif !!!

19/9/2009

AHLAKSIZ TEKLİFE 'EVET' DEDİ


İngiltere’de bir iş adamı evli kadına "Kocanı bırak, sana 500 bin pound veririm” teklifinde bulundu.Parayı kabul eden Alzbeta, kocasına boşanma davası açtı...Bir dönem büyük sansasyona neden olan Demi Moore'un başrolünde oynadığı "Ahlaksız Teklif" filmi gerçek oldu. Yatırım bankası Goldman Sachs Bankası’nın yöneticisi evli ve escortluk yapan bir bayana "Kocanı bırak. Benimle evlen, sana 500 bin pound veririm" diyerek ahlaksız teklifte bulundu.

‘BANA EV ALACAK’

28 yaşındaki Slovakyalı Alzbeta Holmokova, işinin yurt dışından gelen iş adamlarına şehri gezdirmek olduğunu, Yann Samuelides'le de böyle tanıştığını söyledi. Yann'ın kendisine para teklif ettiğini kabul eden escort kız Alzbeta, "Bana ev alma vaadinde de bulundu" dedi. Karısının kendisinden boşanmak için dava açtığını söyleyen Denis Morley, Alzbeta'nın Yann'la ilişkisi olduğunu belirtti.

BİNBİR GECE GİBİ

Para teklifi karşısında kocasına boşanma davası açan genç kadının mahkemeye Yann'la birlikte gelmesi de dikkat çekti. Bergüzar Korel ve Halit Ergenç'in başrolde oynadığı "Binbir Gece" dizisinde de benzer konu işlenmişti.

Reformcu genç tecavüzü anlattı

23/8/2009
İngiliz The Times Gazetesi, İran’ın “Yok” dediği tecavüz iddialarının peşine düştü. Yeşil bant taktığı için tutuklandığını söyleyen 15’lik genç, şunları anlattı: “İlk gece, gözlerim bağlandıktan sonra sivil giyimli üç kişinin tecavüzüne uğradım. Benim hayatım bitti.”

İRAN’da 12 Haziran’daki şaibeli seçimin ardından patlak veren ve en az 20 kişinin ölümüyle sonuçlanan muhalif protesto gösterileri sırasında tutuklanan 15 yaşındaki Rıza adlı çocuk, götürüldüğü merkezde tecavüze uğradığını söyledi.

Aile kaçmanın yolunu arıyor


Talihsiz çocuğun trajik hikâyesine sayfalarında yer veren İngiliz Times gazetesi, “Rıza, muhalefet liderlerinden Mehdi Kerrubi’nin İranlı yetkililere yönelttiği tutuklanan kadın, kız, erkek tutuklulara tecavüz ediliyor suçlamasının canlı kanıtı” diye yazdı. Gazeteye göre Temmuz ayında tutuklanan Rıza, şunları anlattı:

“40 kadar akranımla birlikte tutuklanıp, sanıyorum Devrim Muhafızları’nın karargâhına götürüldük. Orada soyunduk ve iç çamaşırlarımızla kaldık. Bizi kabloyla dövdükten sonra, bir konteynıra kilitlediler. İlk gece, gözlerim bağlandıktan sonra sivil giyimli üç kişinin tecavüzüne uğradım. Bunu, Allah için yaptıklarını söylediler. Ardından polis merkezine gönderildim. Orada da tecavüze uğradım. Benim hayatım bitti. ”

Rıza’nın ailesi ise şimdi ülkeden kaçmanın yollarını arıyor.

Rafsancani havlu attı

  İran’da reformcuları destekleyen eski Cumhurbaşkanı Haşimi Rafsancani, ülkedeki siyasi gerginliğin aşılması için herkesin dini lider Ali Hamaney’in emirlerine uyması gerektiğini söyledi. Uzmanlar Meclisi Başkanı sıfatıyla yaptığı konuşmasında Rafsancani, 12 Haziran seçimlerinden bu yana ilk kez Hamaney’e doğrudan destek vermiş oldu.

Çöpte servet buldu.Ama paralara sahip olması için bulmacayı çözm

5/12/2008
Çöp toplayıcısı çöpte 10 bin sterlin buldu ama paraya sahip olmak için bulmacayı çözmesi gerekiyor.


İngiltere'nin orta kesimindeki Lincoln  kentinde, bir çöp toplayıcısı çöpte 10 bin sterlin değerinde kesik banknotlar buldu, ancak  banka yetkilileri kesik banknotları birleştirdiği takdirde çöp toplayıcısına yeni  banknotları verecek.

Linconshire Echo gazetesinin haberine göre, Graham Hill adlı çöp  toplayıcısı, bu pahalı yapbozu geçen Mayısta çöp bidonlarını karıştırırken 10 ve  20 sterlin banknotlar halinde buldu ve polise teslim etti.

Ancak üzerinden 6 ay geçmesine rağmen hiç kimse bulunan para üzerinde hak  iddia etmedi ve polis müfettişleri de paranın çalıntı ya da kara para olduğunu  kanıtlayamadı.

Parayı geri alan Hill, yeni banknotları almak için bankaya gitti. İngiltere Bankası Hill'e, banknotları birleştirebildiği takdirde yerine yeni  banknotlar verebileceğini söyledi. 

Bu arada Hill'in meslektaşları gazeteye, arkadaşlarının bir an önce işe  dönmesini ve mümkünse birkaç banknotu acilen birleştirip kendilerine içki  ısmarlamasını beklediklerini söylediler.

mort,gage,krizine,karşı,toki,bizim,sigortamız

30/3/2008

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yurtdışı piyasalardaki gelişmelere değinerek, "Türkiye’de niçin acaba ciddi manada kayıp, bir kriz olmadı? Biz, bu noktadaki tedbirlerimizi aldık, alıyoruz. En önemli mortgage krizine karşı bizim sigortamız, TOKİ ve Kiptaş olmuştur" dedi.

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) genel kurulunda konuşan Erdoğan, Türkiye’ye geçen yıl 22 milyar dolar uluslararası yatırım geldiğini, bu sürecin uluslararası pazarda Türkiye’yi güçlü kıldığını söyledi.

BANKALARIMIZIN AÇIĞI YOK: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) takibini, denetlemesini, düzenlemesini iyi götürdüğünü ifade eden Erdoğan, "Bankalarımızın bu noktada bir açığı yok. Eğer BDDK, TOKİ, Kiptaş işini iyi götürmüş olmasaydı, aynı sıkıntıları Türkiye de yaşardı. Bundan dolayı biz bunu yaşamadık. İnanıyorum ki bu yılın sonuna kadar, bilemediniz önümüzdeki yıl aynı kararlılıkla, aynı disiplin içerisinde bu işi sürdürmemiz inşallah bize bir sıkıntı yaşatmayacak" diye konuştu.

650 MİLYAR DOLAR: Erdoğan, "Pazartesi günü (yarın) inşallah yeni rakam açıklanacak. Tahminim o ki, Türkiye 650 milyar dolarlık bir milli gelire ulaşmış olacak. AB bazlı açıklanacak rakamla bu artık Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) olarak tespit edilecek, milli gelir olarak değil" dedi.

Adres göstersek taraf olurduk

SAĞDUYU girişiminin öncülerinden Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Başkanı Tuğrul Kudatgobilik, "Kafamızda filmin ölüm sahnesini görmedik. Rejim, kendi demokratik sistemiyle bu sorunu çözmeli" dedi. Ankara’daki temaslarını bir grup gazeteciye değerlendiren Kudatgobilik, şunları söyledi:

Biz siyaset çözsün istiyoruz. Özetle "Şunu yapın, bunu yapmayın" diye akıl öğretecek durumda değiliz. Biz bir temenni getirdik ortaya. Bildirinin daha net adresi olsaydı o zaman taraf olurduk.

Fuhuş operasyonunda ünlüler

17/7/2007
Polisin "Gecekuşu Operasyonu"na birçok ünlü takıldı. İşte o isimler...


İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından 13 Mayıs 2007’de yapılan ‘Gece Kuşu’ adlı operasyonda Beyoğlu’ndaki Hisar Pavyonu ve Foli Berjer Pavyonu’nda Rus kadınlara fuhuş yaptıran çete çökertildi.

Operasyona çeteye maddi çıkarları doğrultusunda yardım eden adliye görevlileri, hakim, savcı ve Çalışma Bakanlığı bürokratları da takıldı. Çetenin uzantıları sanat ve spor dünyasına da uzandı.

Çetenin telefonları dinlemeye alın polis ünlülerin de fuhuş için bağlantıya geçtiğini tespit etti. Polisin dinlemesine takılan isimlerden bazıları şöyle: Haluk Levent, Serdar Ortaç, Necati Ateş, Sergen ve Rober Hatemo…

Serdar Ortaç'ın ve Haluk Levent'in kredi kartı havalesiyle çeteden kadın siparişinde bulunduğu iddia edildi. Haluk Levent’in çeteden Irina isimli kadınla birlikte olduğu, bunun karşılığında kredi kartından 100 dolar havale yaptığı tespit edildi. Haluk Levent’in çetenin gönderdiği kadına “Seni klibimde oynatacağım” dediği belirtildi.

Çetenin elinin altında 120 kadının bulunduğu tespit edildi. Ünlülerin kadın siparişi için çete lideriyle temasa geçtiği açıklandı.

Rober Hatemo ve Serdar Ortaç’ın klibinde oynayan kızları da bu çetenin ayarladığı ortaya çıktı.

Emniyet daha birçok ünlünün adının bulunduğu kayıtları savcılığa sundu. Savcılık yakın zamanda şebekeden kız isteyen ünlüleri adliyeye çağırarak bilgi alacak.

Kaynak: Star

‘Sürekli sevişerek beni öldürmek istedi’

5/6/2007
ADANA’da kendisini aldattığı iddiasıyla 42 yaşındaki eşi Hatice Demir’i banyo yaparken satırla doğrayıp öldürdüğü ileri sürülen 56 yaşındaki Arif Demir savunmasında, eşinin kendisini sürekli sevişerek kalp krizinden öldürmek istediğini iddia etti.



27 Kasım 2006’da Bahçeşehir Mahallesi 56 sokak 11 numaralı evde meydana gelen olayda görme engelli Arif Demir, 2 çocuğunun annesi 13 yıllık eşi Hatice Demir’i banyoda satırla yaraladı. Can çekişen eşinin yanında üzerindeki kanlı kıyafetleri çıkaran Demir, banyo yaptıktan sonra evinin yakınındaki muhtarlığa giderek, “Muhtarım ben eşimi öldürdüm, polis çağır” dedi. Demir gözaltına alınırken, vücudunun bir çok yerinde satır yarası bulunan eşi de götürüldüğü Adana Numune Hastanesi’nde yaşamını yitirdi. Katil zanlısı koca, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Arif Demir, tutuklandığı mahkemede eşinin, ilk eşi ve bir çocuğunun babası Beytullah Karsandık ile birlikte olduğunu, kendini öldürmek istediğini, ölmemek için cinayeti işlediğini öne sürdü.

“SANA DA YETİYORUM BEYTULLAH'A DA”

Hakkında Adana 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde ömür boyu hapis cezası istemiyle dava açılan görme engelli Arif Demir hakim karşısına çıktı. İlk duruşmasında olayı anlatmadan önce, “Ben eşimi çok seviyordum” diyen Demir, kendini şöyle savundu:

“Eşimle 13 yıl önce evlendim. Nikahı kıydığımız gün, Beytullah Karsandık adlı eski kocasından 23 aylık bir kızı vardı. Bir süre sonra onun kızını da nüfusuma aldım. Mutlu günlerimizin ardından bir gün üvey kızım Özlem bana, ‘Baba, annem Beytullah diye biri ile geziyor’ dedi. Eşime bunu sorduğumda Beytullah’ın kızını görmek isteğini, kendisinin de götürüp gösterdiğini söyledi. O günden sonra aramız açıldı. Boşanmak istedim. Ailemiz araya girip izin vermedi. Olay günü eve geldiğimde eşim banyodan sırtını keselemem için bana seslendi. Banyoya girmek için ilerlediğimde yanımdan birinin geçtiğini hissettim. Biri kapıya sürtündü. Eşime içeride kimin olduğunu sordum bana, ‘Çocuklar gelmiştir’ dedi. Çocuklara seslendim kimse ses vermedi. Evimizin dış kapısı kapanınca eşimin beni aldattığını anladım. Yanına gidip neden böyle bir şey yaptığını sordum. Tartışmaya başladık. Hala eski kocasıyla ilişkisi olup olmadığını sorduğumda, bana hakaret etmeye başlayıp, ‘Sana da yetiyorum, Beytullah’a da. Benimle evlenirken ne olduğumu biliyordun’ dedi. Bu sözlerin üzerine ellerimle boğazına sarıldım. Elime keskin bir şey geldi. Beni öldürmek istediğini anlayıp elindeki satırı alıp rasgele salladım. Daha sonra üzerimdeki kanlı kıyafetleri çıkarıp banyo yaptıktan sonra teslim oldum.”

“KALP KRİZİNDEN ÖLMEM İÇİN SÜREKLİ SEVİŞİYORDU”

Eşinin kendisine sürekli çay içirdiğini de anlatan Arif Demir, “Çay içince ereksiyon oluyordum. Daha sonra devamlı sevişiyorduk. Benim kalbimin çarpıntısı tutuyordu. Kendisine neden çay içtikten sonra böyle bir şey olduğunu sorduğumda, ‘Ne güzel mutlu oluyoruz’ diye konuşuyordu. Daha sonra anladım ki beni kalp krizinden öldürmeye çalışıyormuş” dedi.

Mahkeme heyeti, zanlının üvey kızı Özlem’in tanık olarak dinlenmesi ve eksik evrakların tamamlanması için duruşmayı erteledi.

Bahçeli: "Vatan tehdit altında"

5/6/2007
İnönü stadında saat 18.00’de başlayan MHP’nin iktidara yürüyüş şöleni, genel başkan Devlet Bahçeli, Ülkü Ocakları Genel Başkanı Harun Öztürk , İstanbul MHP il başkanı İhsan Barut, İstanbul Ülkü Ocağı başkanı Yüksel Kaleci, sanatçılar ve partililerin katılımıyla gerçekleşti. 

İnönü stadını dolduran MHP’lilerin sıkça attıkları sloganların en dikkat çekeni; “Altmışıncı Hükümet, Milliyetçi Hareket”, “Türk-Kürt Kardeştir Ayrım Yapan Kalleştir”, “Türk Milleti İhanete Madalya Vermez” gibi sloganlardı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''AK Parti zihniyetinin terörle mücadele inisiyatifini yabancılara teslim ettiğini'' savunarak, ''Sorunun çözümünde bir yanda okyanus ötesi, diğer yanda Iraklı aşiret reisleri söz sahibi olmuştur. 600 yıl dünyayı titreten kudret, bir avuç eşkıyayı ininde yok etmek için şimdi icazet beklemektedir'' dedi. Devlet Bahçeli, İstanbul Ülkü Ocaklarınca İstanbul'un fethinin 554. yıl dönümü nedeniyle İnönü Stadı'nda düzenlenen Fetih Şöleni'nde yaptığı konuşmada, İstanbul'un fethinin sıradan bir olay olmadığını ifade etti.

Bahçeli, fetih ile Türklerin Orta Asya'dan başlayan 500 yıllık yurt edinme sevdasının Avrupa içlerine doğru yöneldiğini ve İmparatorluğun genişleme istikametini netleştirdiğini söyledi.

Büyük ve güçlü imparatorluklar kuran Türklerin asırlarca tarihe yön verip, uluslararası kuralları koyan ve uygulatan güç olduğunu ve bu gücün Türk milletini 3 kıtada hükümran yaptığını anlatan Bahçeli, şöyle devam etti: ''Bu güç, içerisinden onlarca devlet çıkarmış, muazzam bir coğrafyayı ayakta tutmuştur. Bu güç Türk milletinin muhteşem mücadelesiyle Türkiye Cumhuriyeti devletini kurmuştur. Ancak ne üzücüdür ki, bugün küresel güç gösterenlerden oldukça uzaktayız. Bugün ulaştığımız seviyede ülkemiz sözü dinlenmez, yönetilen ile yönetenlerine güvenilmez bir ülke haline gelmiştir. Bağımsızlığı ve hürriyeti üzerine küresel senaryolar yazılmaktadır. Bir zamanların cihan devleti şimdi dar bir coğrafyaya, küçük bir ekonomiye, yozlaşmış bir kültürün içine sıkıştırılmak istenmektedir.'' Bahçeli, bugün karşılaşılan küresel tuzak ve oyunların başlangıcını 1453'te İstanbul'un fethinin ardından aramak gerektiğini kaydederek, bu tarihin Türk ve İslam medeniyetine yüz yıllar sürecek bir husumetin ve ön yargının da başlangıcı olduğunu söyledi. ''Fetih bizler için muhteşem bir dönemi ifade etmektedir. Ancak İstanbul'un Türklere geçişi yabancılar için asla unutamadıkları bir sarsıntı ve kaybın da başlangıç noktasıdır'' diyen Bahçeli, bu tarihten sonra Avrupa merkezli Türk ve İslam düşmanlığının dalga dalga yükseldiğini, Türkleri önce İstanbul'dan, sonra Anadolu'dan atabilmek için asırlardır bir mücadelenin sürdüğünü kaydetti.

''VATAN TEHDİT ALTINDA''

Bahçeli, İstanbul'u 1918'de işgal eden güçlerin şehri 1923'te terk ettiğinde, yarım kalmış emellerini vicdanlarında hep saklı tuttuklarını ifade ederek, şunları söyledi: ''Ne üzücüdür ki, fetihten yaklaşık 5.5 asır sonra işbirlikçi bir hükümetin teslimiyetiyle ülkemizin bütünlüğü, milletimizin birliği ve kardeşliği, vatanımızın bağımsızlığı ve milli bekamız tıpkı 91 yıl önceki İstanbul işgalinde olduğu gibi vahim bir sürece girmiş bulunmaktadır. Bugün bu tehlike yalnızca İstanbulumuzla sınırlı değildir. Tehdit bütün yurt sathına yayılmıştır. Vatan tehdit altındadır. Türk milliyetçilerinin milli coğrafya, milli varlık ve milli beka için duyduğu kaygılar ve tehditler 1919'lu işgal yıllarıyla örtüşmeye başlamıştır. Yine ilkesiz ve korkak bir zihniyet iktidardadır. Yine yabancı güçler iç işlerimize karışmaktadır. Yine gazete sütunlarında Ali Kemallerin yazıları vardır. Osmanlıyı yıkan küresel aktörler 84 yıl sonra yeni bir oyun için kendilerine yeni bir Damat Ferit hükümeti bulabilmişlerdir. Bu haysiyet yoksunu, garabet dönem, fethin 554. yıl dönümünde büyük Türk milletini surlara sıkışmış köhne Bizans'ın karanlık durumuna düşürmüştür.''

''MEHMETÇİĞİN ÖNÜNDEN ÇEKİL''

''İşbirlikçi iktidarın yönetiminde Avrupalı milletimizi, Ermeni tarihimizi, aşiret reisleri devletimizi sorgular hale gelmiştir'' diyen Bahçeli, şöyle devam etti: ''Her gün başka bir başkentten gelen taciz, azar, aşağılama ve alay, hükümet tarafından sineye çekilmiştir. 600 yıl dünyayı titreten kudret bir avuç eşkıyayı ininde yok etmek için şimdi icazet beklemektedir. Dün Girit'i elimizden çıkartan ihanet, bugün Kıbrıs'ta yaşanmaktadır. Dün Osmanlıyı yıkan kapitülasyonlar bugün küreselleşme adıyla karşımızdadır. Dün Balkanlarda sergilenen mezalim, bugün Ortadoğu'da tekrarlanmaktadır. Türkiye Irak'ta yeni bir oyunun ve oyalamanın içine itilmeye çalışılmaktadır. Küresel güçler, bölgemizde sergiledikleri yap-bozun eksik parçalarını tamamlamak için gereken zamanı doldurma çabasındadır. AK Parti zihniyeti terörle mücadele inisiyatifini yabancılara teslim etmiştir. Sorunun çözümünde bir yanda okyanus ötesi, diğer yanda Iraklı aşiret reisleri söz sahibi olmuştur. Başbakan ve AK Parti ise hakaretleri sineye çekerek, milli şerefimiz üzerindeki duyarsızlığını sergilemekte ve ömrünü uzatabilmenin telaşını yaşamaktadır. Buradan Başbakana çağrıda bulunuyorum; bedelini kanla ödeyerek dalgalandırdığımız bayrağımızı nihayet Erzurum'da hatırladın. Bu senin için önemli bir aşamadır, devam et. Ancak bil ki, bayrağımızın dalgalanması gereken yer sadece Erzurum değil, öncelikle Kandil Dağı'dır. Birilerine verdiğin bir söz, yaptığın bir pazarlık yoksa, derhal Mehmetçiğin önünden çekil ve bayrağımızın dalgalanmasına engel olma. Devletimizin kudretini gölgeleme. Güdümlü diplomasiyi terk et. Brüksel'den önce Kandil'e bak. Lübnan'dan önce Kerkük'e bak.''

Bahçeli, Başbakan'ın bunların hiçbirisini yapamayacağını savunarak, ''Başımıza çuval geçirilirken de yapmadın. 5 polisimiz Irak'ta şehit edilirken de, aşiret reisleri tehdit ederken de yapmadın. Avrupa'da müzakere masalarında aşağılanırken de... Türkiye bunları yapabilmek için güçlü bir iktidar arıyor'' dedi. Milliyetçilik yükselirken, iktidarın alçaldığını ve AK Parti'nin sonunun göründüğünü savunan Bahçeli, ''Geldikleri gibi gidecekler. Gittikleri yerde mutlaka hesap verecekler. Yanılıp da hala karanlık işlerin peşinde olanlar dikkat etsinler. Türk milleti AK Parti'nin teslimiyetçi zihniyetinden ibaret değildir. AK Parti'nin ve işbirlikçilerinin gösterdiği zafiyet, sizleri iştahlandırmasın. Yanlış hesap yapmayın. Biliniz ki bu davayı asla aşamazsınız, bu kaleyi asla geçemezsiniz. Gün yine milliyetçilerin günüdür'' diye konuştu.

''60'INCI HÜKÜMET, MİLLİYETÇİ HAREKET''

 Bahçeli, İstanbul'un surlarında Ulubatlı Hasan'ın elindeki 3 hilalli bayrağın 23 Temmuz sabahı Ankara'da gururla dalgalanacağını belirterek, partililere, ''Bu kudret, bu inanç, bu yürek sende var. Yeter ki inan, yeter ki doğrul, yeter ki kendine dön'' diye seslendi. Genel seçimler yaklaşırken, bir yol ayrımına gelen Türkiye'yi karar vermeye çağırdığını ifade eden Bahçeli, şunları söyledi: ''Ya kavga, gerginlik, kutuplaşma döngüsüne mahkum olarak siyasi çekişmelerle oyalanmaya devam edeceksiniz, ya da ilkeli, onurlu, uzlaştırıcı, kucaklaştırıcı bir milli idareyi tercih edeceksiniz. Ya bir lokma ekmek için boyun eğerek bir korkak ve tutsak olarak hayatınızı sürdüreceksiniz, ya da adil, bağımsız ve güçlü bir milli devlette alnı açık, başı dik insanlar olarak yaşayacaksınız. Ya kapınıza kadar gelen sadakalara razı olup vicdanlarınızı tutsak edeceksiniz, ya da müreffeh bir Türkiye'de helal kazançla alın terinizle kendi geleceğinizi belirleyeceksiniz. Ya dayatmalarla ve tavizlerle öz güvenini kaybetmiş bir ülkede yaşamayı içinize sindireceksiniz, ya da hür, bağımsız, haysiyetli ve kudretli, lider bir Türkiye'de yaşamayı seçeceksiniz. Ya ötekileri seçeceksiniz, ya da 'milliyetçi hareket' diyeceksiniz. Tercihinizi yapınız, ya teslimiyetçilik, ya milliyetçilik. Tarihin Ulubatlı Hasan'ları sizsiniz. Milliyetçilik bayrağını yükseltiniz, burçlara korkmadan dikiniz. Kazanacağız, başaracağız, iktidara ulaşacağız. 60'ıncı hükümet, milliyetçi hareket.''

« Önceki ::

Blogcu ile yapıldı